
İnsanlar birbirlerini ne kadar iyi anlıyorlardı... Bir de ben bu halimle kalkıp başka bir insanın kafasının içini tahlil etmek, onun düz veya karışık ruhunu görmek istiyordum. Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir!.. Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz? Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatıyla öteye geçiveriyoruz?
sabahattin ali / kürk mantolu madonna
1 comment:
nil'im, öğrendim ki bu dünyada yargılamak için tanımak gerekmiyor.
yargılamak için, bilmek gerekmiyor.
yanından geçmek bile gerekmiyor.
fişleniyor, etiketleniyoruz, üstümüze yapışıp kalıyor yaftalar...
biz ise, hala karar veremiyoruz, hala geçemiyoruz öteye, burasıyla orası, kendimizle "o" arasında sıkışıveriyoruz.
Post a Comment