Thursday, October 18, 2007

İnsanlara olduklarından başka gözlerle bakmakta ısrar edişime içerliyordum.(sabahattin ali)

"elbette çok şey beklediğimi biliyorum her zaman da bekledim her yeni tanıştığım insandan tanışır tanışmaz neler bekledim o daha adımı öğrenmeden ben onunla ilgili hayaller kurdum ümit etmeye başladım hemen ve o insan yanımdan bir dakika bile ayrılınca ben öyle yerlere varmıştım ki hayalimde bu ayrılmayı bir ihanet saydım gücendim hayır benimle başa çıkılmaz beni bırak beni tanıdığın kadarıyla seviyorsun bir bilsen bilmediklerin yanında bildiklerin ne kadar az yer tutuyor belki ben öyle esaslı bir adamım ki her şeyimi bilsen aşkın da korkunç olacak ben dayanamayacağım bunların doğru olmadığını içimde bir yerde biliyorum belki tanıdıkça benden uzaklaşacaksın belki ben tanıdığın kadar bir şeyim geride bir şey yoktur ben de kurcalamak istemiyorum altından bir hiçlik bir yokluk çıkarsa sen belki dayanırsın buna fakat ben dayanamam yaşayamam günseli herkes için öyle hayaller kurdum ki senin için de bir kurmaya başlarsam bak günseli düşün müsaade edin bana hayattan ayrılıyorum kendi isteğimle ayrılıyorum"
oğuz atay / tutunamayanlar

1 comment:

blueness said...

kitabın belki de en içimden bölümlerinden biri !
canım acıdı, benden, senden, içimden...
fotoğrafa da gerek yok !
bir şey takıldı yine boğazıma
ah oğuz
ah nil
:(

başlık da darmaduman ediyor insanı
tutunamıyorum
ben uslanmaz bir hayalperestim