Sevgili Lily,Bugün artık o noktaya vardım ki, seni bir daha asla görmek istemiyorum. Bu herhangi bir ilk ya da son duygusal tepkiden kaynaklanma bir istek değil. İlk yıllarda acılarla dolu, yakınmalarla, suçlamalarla dolu mektuplar yazardım henüz; ama o mektupların hepsi, onca suçlamaya karşın, bir zamanlar birbirimize yazdığımız, en sevecen selamlarla, seni kucaklarımlarla, çok sevgilerle dolu sudan mektuplarda olduğundan daha çok yansıtırdı sevgimi. Ayrıca, isteğim herhangi bir düşünceden de temellenmedi, uzun zamandır artık düşünmüyorum çünkü; ama içimde bir şeylerin seni bıraktığının, artık sana talip olmadığının, seni artık hiç aramadığının ayırtına varıyorum. Gerçi Herr G. veya Herr W., ya da ne bileyim, Herr A., bir alçaklık düşünerek bizi ayırmaya çalışmış olabilirler; ama üçüncü biri ya da birilerinin etkisiyle ayrılmak düşünülebilir mi? Suçu şuna bun atmak kolaydır, gelgelelim istemeden işlenmiş bir suç gerçekten varsa bile - ki ben hiç bilmiyorum böyle bir şey-, tümüyle önemsizdir, hem de her bakımdan. Ayrılma isteği olmadıkça, hiçbir ayrılma gerçekleşemez, dolayısıyla burada yalnızca senin, bunun için her fırsattan yararlanmaya hazır olan senin iç dünyandaki bir isteğinin varlığı söz konusu olabilir. Benim için bir nedenin varlığı düşünülemezdi, bundan ötürü bugün de düşünülemez. Benim bakımımdan sen iç dünyamda gerilere gittin, o kadar; eskiden birlikte olduğumuz o zamanlara karışıp gittin ve orada senin şimdi bir gençlik resmin durmakta, sonraki olayların ve benim bu olaylara ilişkin düşüncelerimin artık hiç bozamayacağı bir resim. Bu resim, benim içimdeki büyük anıtmezarda, düşsel kişilerin, bir anda canlanıp aynı hızla ölüme koşan figürlerin resimlerinin yanında duruyor şimdi.
Viyana,...
Bir kadın
ingeborg bachmann / malina
No comments:
Post a Comment