
pazartesi acımasız, pazartesi sıkkın, hep aynı şarkıyı söylemekten bıkkın, bir masanın kenarları kadar buluşmazmışız öyle derler; oysa bütün masalarda tam dört köşe var. umarsız ve umursamaz günler, gözlerde bir habersizlik var. salı, çarşamba çok uzun, salı, çarşamba sonsuz, hiçbir işe yaramazlar sensiz. bir ağacın yaprakları gibi özgürmüşüz öyle derler; oysa bütün yapraklar aynı kökten çıkar. umarsız ve umursamaz günler, gözlerde bir habersizlik var. perşembe kadar güzelsin, perşembe kadar hızlı, her daim bir cümbüş arasında gizli, bir yıldızın köşeleri kadar uzakmışız öyle derler; oysa yakından bakınca yıldızlar yuvarlaktırlar. umarsız ve umursamaz günler, gözlerde bir habersizlik var. cumartesi, cumartesi sanki bir kış sonrası, küçük renkli bir sofrada sabah kahvaltısı, bir katarın vagonları gibi özelmişiz öyle derler; oysa bütün vagonlar aynı rayda gider. umarsız ve umursamaz günler, gözlerde bir habersizlik var. her son bir umuttur her başlangıç bir kuşku. eğer günlerden pazarsa arife keyfi, bir meyvenin çekirdeği gibi atılmışız öyle derler; oysa yaşam meyveden değil çekirdekten çıkar. umarsız ve umursamaz günler gözlerde bir habersizlik var.
bülent ortaçgil & fikret kızılok / memurun şarkısı
1 comment:
umarsız ve umursamaz günler
bazen de
umarsız ve umursamazca geçirilmeye çalışılan günler
ne kadar denense de başarılamayan...
Post a Comment