Wednesday, August 8, 2007

frank'a... ve yaşayan tüm franklar'a...


...
frank yaşayamaz, yaşama gücü olmadığından yaşayamaz. esenliğe kavuşamayacaktır. frank, çok sürmez, ölür, bak görürsünüz. hepimizde bir yaşama gücü vardır, görünüşe kapılırız, yalana sığınırız bizler, olaylara göz yumabiliriz, iyimser ya da kötümserliğe başvurabiliriz zaman zaman, bir kanıyı savunabiliriz hiç değilse. ama o sığınmaz bu türlü koruyucu nesnelere. yalan söylemek elinden gelmez ilkin, beceremez ki... sarhoş olmayı da beceremez. sığınacak, başvuracak hiç bir aracı yok elinde. bizim korunabileceğimiz şeyler onda olmadığından hırpalanıyor ya böylesine. giyinik insanların arasında çırılçıplak dolaşan biridir o. ister iyilik, ister kötülük olsun, yaşamına yardımcı olacak nesnelerden yoksun olunca, kendi başına bir varoluşçuluk oluyor onunkisi. kahramanlıktan uzak bir yalnızlık içindedir frank. ne var ki, daha yüceliyor, daha erişilmez oluyor böyle olunca. kahramanlık, yalan, korkaklık! bir ereğe ulaşmak için hiç bir insan yalnızlığı öne süremez, kullanamaz. fakat, korkunç bir ileriyi görme sezgisi içinde, tertemizdir; kimseye leke sürmek istemediği için zorlanmıştır bu yalnızlığa. akıllı kişiler de başkalarını kirletmekten çekinirler, ama onlar her şeyi pembe gösteren, büyülü gözlükler takar... onlar için başkalarını kirletmek diye bir şey yoktur, incitmek diye bir şey bilmez onlar, durmadan kadın değiştirirler... frank bayılır böylelerine, kendinden geçermişçesine bakar onlara... anlayamaz ama, hayrandır işte! frank'ın yazdığı kitaplar şaşırtıcıdır, ama kendi daha çok şaşırtıyor insanı.

...

ona nasıl yardım edilebileceğini bildiğim halde, uzatamıyordum elimi, güçsüzdüm max. benim suçum bu işte. bunu yapamadığım için suçluyum, bunu siz de biliyorsunuz. frank'ın anormal yanlarına yüklenen davranışları onun en güzel silahı değil midir? yaşamına giren kadınlar, yalnızca kadındılar, kadınca yaşamak istediler. bana öyle geliyor ki, biz hepimiz, bütün dünyadaki insanlar hasta, ama o, gerçeği gören, duyan, yaşanması gerektiği gibi arı, pırıl pırıl yaşayabilen tek insan frank'tır. yaşama karşı çıkamaz biliyorum, ama bu türlü yaşama karşı koymasını çok iyi başarır.

...

korkmakta haklıydı. frank bir şeyler sezsin de yersiz olsun, olacak şey mi bu? bütün insanların bildiklerinden on bin kat çoğunu bilir yaşamdan. evet, korkmakta haklıydı, yersiz değildir bu korkusu. yanılıyorsunuz max, frank yazmayacaktır artık bana. yazacak bir şey yok ki. korkusu üstüne yazacak tek sözcüğü kalmadı.


*sevgilisi milena jesenska tarafından, kafka artık milena'ya mektup yazmayacağını söyledikten sonra, kafka'yla ortak arkadaşları max brod'a yazılan mektubun bir kısmı...

No comments: