
'' her tiyatro sahnesi büyük bir aynaydı, izleyicilere tutulmuş; ve her ayna büyük bir tiyatro sahnesiydi, haYatın GöbeĞinde Kurulmuş. İnsanlar, GeÇmişin çıbanlarından artakalan çukurları paha biçilmez taşlarla kapatan, bugünün kisvesindeki yırtıkları cafcaflı ünvanlarla yamayan, rüyalarındaki geleceğe baktıklarında gözleri kamaşan insanlar, tiyatro sahnelerinde aynaları görürdü; aynalarda da tiyatro sahnelerini. aynalardaki sûretlere dokunmak kabil değildi. uzanan eller, aynaların sırlarına dokunur dokunmaz hadlerini haTırlayarak gerisin geri çekilirlerdi. sert yüzeyde kıvranan tırnakların çıkarttığı o iç gıdıklayıcı ses kalırdı geride.oysa sağırdı aynalar.''
Elif Şafak / Şehrin Aynaları
1 comment:
o ne biçim resim be samara gibi...gerci beni samaraya benzettiklerini düşünürsek bu sürekli beni düşündügünü gösterir:)
Post a Comment